0(216) 807 2049 [email protected] Hafta içi 09:00 - 18:00
Ceza Hukuku

Yüz Yüze ve Karşılıklı Hakarette Önödeme mi, Uzlaştırma mı?

Yüz Yüze ve Karşılıklı Hakarette Önödeme mi, Uzlaştırma mı?

1. Giriş ve Hukuki Sorun

Hakaret suçu, günlük yaşamda en sık karşılaşılan ceza hukuku uyuşmazlıklarından biridir. Trafikte, apartman toplantısında, iş yerinde ya da bir tartışma sırasında tarafların birbirine yönelttiği sözler, çoğu zaman karşılıklı şikâyetlerle soruşturma konusu olur. Bu noktada uygulamada sıkça sorulan soru şudur: Hakaret, mağduru muhatap alan bir mesaj, ses kaydı ya da görüntülü ileti ile değil de aynı ortamda bulunan kişiler arasında yüz yüze ve karşılıklı işlenmişse, soruşturma hangi usulle yürütülür? Dosya uzlaştırma bürosuna mı gönderilir, yoksa fail önödeme teklifiyle mi karşılaşır?

Bu sorunun yanıtı yakın dönemde değişmiştir. Uzun yıllar boyunca Yargıtay, yüz yüze işlenen hakaret suçunu uzlaştırma kapsamında değerlendirmiş ve uzlaştırma prosedürü işletilmeden verilen mahkûmiyet kararlarını bozmuştur. Ancak 2024 ve 2025 yıllarında Türk Ceza Kanunu ile Ceza Muhakemesi Kanunu'nda yapılan değişiklikler, hakaret suçunu önödeme kurumuna taşımış ve uzlaştırma kapsamından çıkarmıştır. Bu yazıda, önce ilgili mevzuatın güncel hâli, ardından değişiklik öncesi Yargıtay uygulaması ele alınacak ve iki dönem arasındaki fark değerlendirilecektir.

2. İlgili Mevzuat

2.1. Hakaret Suçu ve Karşılıklı Hakaret

Hakaret suçunun temel şekli 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenmiştir. Madde metni şöyledir:

Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden (...) veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle ihtilat ederek işlenmesi gerekir.

Aynı maddenin ikinci fıkrası, fiilin mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi hâlini düzenler; üçüncü fıkranın (a) bendi ise kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenen hakareti nitelikli hâl olarak öngörür. Karşılıklı hakaret bakımından ise Kanun'un 129. maddesinin üçüncü fıkrası ayrı bir hüküm içerir:

Hakaret suçunun karşılıklı olarak işlenmesi halinde, olayın mahiyetine göre, taraflardan her ikisi veya biri hakkında verilecek ceza üçte birine kadar indirilebileceği gibi, ceza vermekten de vazgeçilebilir.

Görüldüğü üzere karşılıklı hakaret, suçun oluşmasını engelleyen bir neden değil; cezada indirim ya da cezadan vazgeçme imkânı veren bir düzenlemedir. Bu nedenle karşılıklı hakaret iddiası, soruşturmanın hangi usulle yürütüleceği sorusunu kendiliğinden çözmez; usul sorusu, önödeme ve uzlaştırma hükümlerine göre ayrıca yanıtlanmalıdır.

2.2. Önödeme Hükümleri ve Hakaret

Önödeme, 5237 sayılı Kanun'un 75. maddesinde düzenlenen ve failin belirli bir miktarı süresinde ödemesi hâlinde kamu davasının açılmamasını ya da düşmesini sağlayan bir kurumdur. Maddenin birinci fıkrası uzlaşma kapsamındaki suçları açıkça önödeme dışında bırakır. Ancak altıncı fıkra, bazı suçların ceza sınırına bakılmaksızın önödemeye tabi olduğunu sayar ve bu listede hakaret suçu şu şekilde yer alır:

2. (Ek:7/11/2024-7531/15 md.) (Değişik:24/12/2025-7571/16 md.) Hakaret (üçüncü fıkranın (a) bendi hariç, madde 125),

Madde tarihçesine göre hakaret suçu bu listeye ilk kez 7531 sayılı Kanun ile eklenmiş; o dönemde yalnızca iletiyle işlenen hakaret, inanç ve kutsal değerlerle ilgili nitelikli hâller ile aleni hakaret kapsama alınmıştı. 24.12.2025 tarihli 7571 sayılı Kanun ile alt bent yeniden yazılmış ve kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret dışındaki tüm hakaret suçları önödeme kapsamına alınmıştır. Aynı fıkranın son cümlesi, bu kapsamdaki suçların tekrarına ilişkin bir sınır da getirir:

Bu fıkra kapsamındaki suçların beş yıl içinde tekrar işlenmesi hâlinde fail hakkında aynı suçtan dolayı önödeme hükümleri uygulanmaz.

2.3. Uzlaştırma Hükümleri ve Hakaretin Kapsam Dışına Çıkarılması

Uzlaştırma, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253. maddesinde düzenlenir. Birinci fıkra, soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçların kural olarak uzlaştırmaya tabi olduğunu belirtir. Hakaret suçu şikâyete bağlı olduğu için uzun süre bu kural uyarınca uzlaştırma kapsamında değerlendirilmiştir. Ancak üçüncü fıkranın güncel metni bu kurala açık bir istisna getirmektedir:

Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olsa bile, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda, ısrarlı takip suçunda (madde 123/A) ve hakaret suçunda (madde 125) uzlaştırma yoluna gidilemez. (Ek cümle: 26/6/2009 - 5918/8 md.) Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmiş olması hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz. (Ek cümle:24/12/2025-7571/24 md.) Ancak önödeme kapsamına giren bir suç ile uzlaştırma kapsamına giren bir suçun birlikte aynı mağdura karşı işlenmiş olması hâlinde uzlaştırma kapsamındaki suç bakımından uzlaşma hükümleri uygulanır.

Madde tarihçesi, bu fıkradaki hakaret ibaresinin iki aşamada şekillendiğini göstermektedir. 7531 sayılı Kanun ile yalnızca iletiyle işlenen hakaret, yani 125. maddenin ikinci fıkrası uzlaştırma dışına çıkarılmıştı. 7571 sayılı Kanun'un 24. maddesiyle ise fıkrada yer alan "(125 inci maddenin ikinci fıkrası)," ibaresi "(madde 125)" şeklinde değiştirilmiş ve hakaret suçu bütünüyle uzlaştırma kapsamının dışına alınmıştır. Böylece aynı ortamda yüz yüze işlenen hakaret de artık uzlaştırmaya tabi değildir.

3. Yargıtay Uygulaması

3.1. Değişiklik Öncesi Dönem: Yüz Yüze Hakarette Uzlaştırma Zorunluluğu

Değişikliklerden önceki dönemde Yargıtay, hakaretin işleniş biçimine bakmaksızın suçun uzlaştırma kapsamında olduğunu kabul etmiştir. Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2021/9198, K. 2023/17467, T. 25.04.2023 sayılı kararında, hakaretin aynı ortamda sesli olarak işlendiği bir dosyada uzlaştırma prosedürünün yürütülmesi gerektiğine işaret etmiştir. Benzer biçimde, trafikte çıkan tartışma sonucunda karşılıklı işlenen hakaret suçlarına ilişkin Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2016/16847, K. 2020/15285, T. 05.11.2020 sayılı kararında, uzlaştırma işlemlerinin uygulanması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği vurgulanmıştır.

Karşılıklı hakaret ile uzlaştırmanın ilişkisi bakımından Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2014/49185, K. 2019/5216, T. 26.03.2019 sayılı kararı dikkat çekicidir. Daire, karşılıklı hakaret nedeniyle Kanun'un 129. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca ceza verilmesine yer olmadığı kararı gündeme gelse dahi, öncelikle uzlaştırma hükümlerinin uygulanması gerektiğini belirtmiştir. Bu yaklaşım, usule ilişkin uzlaştırma şartının, esasa ilişkin indirim ve vazgeçme değerlendirmesinden önce geldiğini ortaya koymaktadır.

3.2. Kamu Görevlisine Hakaret İstisnası ve Önödeme ile İlişki

Yargıtay 18. Ceza Dairesi, E. 2019/2128, K. 2019/11329, T. 27.06.2019 sayılı kararında, kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret gibi istisnai hâller dışında hakaret suçunun uzlaştırma bürosuna gönderilmesi gerektiğini hükme bağlamıştır. Bu ayrım, yeni düzenlemede de korunmuş; kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret hem önödeme hem de uzlaştırma kapsamı dışında bırakılmıştır.

Önödeme ile uzlaştırma arasındaki ilişkiyi ise Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2018/5058, K. 2018/16462, T. 04.10.2018 sayılı kararı aydınlatmaktadır. Karar, Kanun'un 75. maddesindeki "uzlaşma kapsamındaki suçlar hariç olmak üzere" ibaresi gereği, uzlaştırma kapsamına giren bir suç için önödeme yolunun kapalı olduğunu ve uzlaştırma kapsamındaki bir suçun bu kapsamda olmayan başka bir suçla birlikte işlenmesi hâlinde uzlaştırma hükümlerinin uygulanmayacağını ortaya koymaktadır. Bu içtihat, iki kurumun birbirini dışladığı ilkesini ifade eder ve güncel düzenlemenin mantığını anlamak bakımından önemini korumaktadır.

4. Değerlendirme

Yukarıdaki mevzuat ve içtihat birlikte okunduğunda, yüz yüze ve karşılıklı hakaret bakımından iki farklı dönemden söz etmek gerekir. Değişiklik öncesinde hakaret suçu şikâyete bağlı olduğu için uzlaştırmaya tabiydi; uzlaştırma kapsamındaki suçlar önödeme dışında kaldığından önödeme gündeme gelmiyordu. Yargıtay da yüz yüze, sesli ya da karşılıklı işlenen hakaretlerde uzlaştırma prosedürünün atlanmasını bozma nedeni saymaktaydı.

Güncel düzenlemede ise denklem tersine dönmüştür. Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253. maddesinin üçüncü fıkrası hakaret suçunda uzlaştırma yoluna gidilemeyeceğini açıkça belirtmekte, Türk Ceza Kanunu'nun 75. maddesinin altıncı fıkrası ise kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret dışındaki tüm hakaret suçlarını önödeme kapsamına almaktadır. Dolayısıyla aynı ortamda bulunan kişiler arasında yüz yüze ve karşılıklı işlenen hakaret, artık uzlaştırma bürosuna gönderilmemekte; Cumhuriyet savcılığı tarafından önödeme teklifi yapılmaktadır. Fail, teklif edilen miktarı süresinde öderse hakkında kamu davası açılmaz; ödemezse soruşturma olağan usulde sürer.

Karşılıklı hakaretin özel durumu burada ayrıca önem taşır. Önödeme, suçun işlendiğinin kabulü anlamına gelmediği gibi mahkûmiyet hükmü de doğurmaz; buna karşılık ödeme yapılmayıp dava açılırsa, mahkeme Kanun'un 129. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca cezada indirim yapma ya da ceza vermekten vazgeçme yetkisini kullanabilir. Örneğin, bir apartman toplantısında iki komşunun birbirine karşılıklı hakaret ettiği bir olayda her iki taraf da şikâyetçi olursa, her biri hakkında ayrı önödeme teklifi yapılacak; teklifi kabul etmeyen taraf yargılama aşamasında karşılıklılık savunmasını ileri sürebilecektir. Hangi yolun tercih edileceği, somut olayın koşullarına ve tarafların beklentilerine göre değerlendirilmesi gereken bir husustur.

Son olarak, önödeme kapsamındaki suçların beş yıl içinde tekrarı hâlinde önödeme hükümlerinin uygulanmayacağı, ayrıca hakaretin kamu görevlisine görevinden dolayı işlenmesi hâlinde ne önödemenin ne de uzlaştırmanın söz konusu olacağı unutulmamalıdır. Değişiklik tarihinden önce işlenmiş ve hâlen derdest olan dosyalarda ise lehe kanun uygulaması ve geçiş hükümleri her dosya için ayrıca incelenmelidir.

5. Sonuç

Hakaret suçunun iletiyle değil, aynı ortamda yüz yüze ve karşılıklı işlenmesi hâlinde hangi usulün uygulanacağı sorusunun yanıtı, yasal değişikliklerle birlikte değişmiştir. Önceki dönemde Yargıtay'ın yerleşik içtihadı uzlaştırma yönündeyken, güncel düzenlemede hakaret suçu uzlaştırma kapsamından çıkarılmış ve kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret dışındaki tüm hâlleri önödeme kapsamına alınmıştır. Bu nedenle bugün yüz yüze ve karşılıklı hakaret iddialarında uzlaştırma değil, önödeme prosedürü gündeme gelmektedir.

Karşılıklı hakaret nedeniyle cezada indirim ya da cezadan vazgeçme imkânı ise usulden bağımsız olarak varlığını sürdürmekte ve ancak yargılama aşamasında değerlendirilmektedir. Hakaret iddiasıyla karşılaşan ya da hakarete maruz kalan kişilerin, önödeme teklifinin sonuçlarını, şikâyet süresini ve karşılıklılık savunmasının etkilerini somut olay bakımından dikkatle değerlendirmesi yerinde olacaktır.


Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır. Her olayın koşulları farklıdır; kendi durumunuz için bir avukata danışmanızı öneririz.

İlginizi Çekebilir

Hukuki sorununuz için yanınızdayız

Durumunuzu anlatın, size en uygun hukuki yolu birlikte belirleyelim.