0(216) 807 2049 info@batmanlegal.com Hafta içi 09:00 - 18:00
Ceza Hukuku

Karşılıksız Çek Suçunda Kesinleşen Cezalar ve Yurt Dışında Arama

Karşılıksız Çek Suçunda Kesinleşen Cezalar ve Yurt Dışında Arama

1. Giriş ve Hukuki Sorun

Karşılıksız çek nedeniyle verilen mahkûmiyetlerde sıkça karşılaşılan durumlardan biri, hükümlünün cezanın kesinleştiği tarihte yurt dışında bulunmasıdır. Adli para cezası ödenmediğinde hapse çevrilmekte ve hükümlü hakkında yakalama emri çıkarılmaktadır. Bu noktada alacaklı ya da şikâyetçi taraf, kişinin bulunduğu ülkede aranıp aranamayacağını, INTERPOL kırmızı bülteni çıkarılıp çıkarılamayacağını veya Türkiye'ye iadesinin istenip istenemeyeceğini sormaktadır.

Bu yazıda önce karşılıksız çek suçunun yaptırımı ve infaz rejimi, ardından 6706 sayılı Cezaî Konularda Uluslararası Adlî İş Birliği Kanunu'ndaki iade şartları incelenmektedir. Son olarak Almanya ve Rusya Federasyonu örnekleri üzerinden uygulamada dikkat edilmesi gereken hususlar değerlendirilmektedir.

2. Karşılıksız Çek Suçunun Yaptırımı ve İnfazı

2.1. Çek Kanunu m. 5: Adli Para Cezası

5941 sayılı Çek Kanunu'nun 5. maddesinin birinci fıkrası, suçun yaptırımını yalnızca adli para cezası olarak belirlemiştir. Hükümde hapis cezası öngörülmemiş, ayrıca çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağına hükmedileceği düzenlenmiştir. İlgili cümle şöyledir:

Üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanuni ibraz süresi içinde ibrazında, çekle ilgili olarak “karşılıksızdır” işlemi yapılmasına sebebiyet veren kişi hakkında, hamilin şikâyeti üzerine, her bir çekle ilgili olarak, binbeşyüz güne kadar adli para cezasına hükmolunur.

Cezanın ödenmemesi hâlinde ne olacağı ise aynı maddenin on birinci fıkrasında özel olarak düzenlenmiştir. Buna göre, diğer adli para cezalarından farklı olarak kamuya yararlı işte çalıştırma aşaması atlanır:

Birinci fıkra uyarınca verilen adli para cezalarının ödenmemesi durumunda, bu ceza, 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan kamuya yararlı bir işte çalıştırma kararı verilmeksizin doğrudan hapis cezasına çevrilir.

2.2. Hapse Çevirme ve Yakalama Emri

5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 19. maddesinin üçüncü fıkrası, “Adlî para cezasından çevrilen hapsin infazında hükümlüye öncelikle çağrı kâğıdı gönderilir.” hükmünü içermektedir. Hükümlü çağrıya uymazsa Cumhuriyet savcısı yakalama emri çıkarır. Bununla birlikte, hapse çevirme işlemi cezanın hukuki niteliğini değiştirmez. Aynı Kanun'un 106. maddesinin dokuzuncu fıkrasında bu husus açıkça belirtilmiştir:

Hapse çevrilmiş olmasına rağmen hak yoksunlukları bakımından esas alınacak olan adlî para cezasıdır.

Ayrıca 106. maddenin yedinci fıkrasına göre adli para cezası yerine çektirilen hapis süresi üç yılı, birden fazla hükümle adli para cezasına mahkûmiyet hâlinde beş yılı geçemez. Hapisle karşılanmayan kısım ise on birinci fıkra uyarınca 6183 sayılı Kanun'a göre tahsil edilir.

3. Yargıtay Uygulaması

Yargıtay, karşılıksız çek suçunun yaptırımının adli para cezası olduğunu ve hapse çevirmenin bir infaz işlemi olarak 5275 sayılı Kanun'un 106. maddesine göre yapılacağını vurgulamaktadır.

Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2021/6983, K. 2021/12939, T. 01.10.2021

6728 sayılı Kanunun 63. maddesi ile değişik 5941 sayılı Çek Kanununun 5/1. maddesinde karşılıksız çek düzenlemek suçunun karşılığı olarak uygulanması gereken cezai yaptırım gün adli para cezası olarak benimsenmiş ayrıca adli para cezasının ödenmemesi durumunda 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 106/3. maddesinde yer alan kamuya yararlı bir işte çalıştırma kararı verilmeksizin doğrudan hapis cezasına çevrilmesi yasa koyucu tarafından benimsenmiştir.

Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2020/933, K. 2021/5915, T. 02.04.2021

Bu kararda, hapse çevrilen sürenin üst sınırı ve kalan kısmın tahsil usulü şu şekilde açıklanmıştır:

…tek hükümle adli para cezasına mahkumiyet sözkonusu olduğundan para cezası yerine çektirilecek hapis süresi üç yılı geçemeyeceğinden üç yıl üzerinden infazının yapılmasına ve geri kalan adlî para cezasının tahsili için 106/11. maddesi gereğince ilâmın, Cumhuriyet Başsavcılığınca mahallin en büyük mal memuruna gönderilmesi…

Yararlanılan içtihat taramasında, karşılıksız çek mahkûmiyetine dayalı olarak yurt dışında arama, kırmızı bülten veya iade talebine ilişkin doğrudan bir Yargıtay kararı tespit edilememiştir. Bu nedenle aşağıdaki değerlendirme, mevzuat hükümlerine ve doktrindeki görüşlere dayanmaktadır.

4. Yurt Dışında Arama ve İade Şartları

4.1. 6706 Sayılı Kanun m. 22

Türkiye'nin yabancı devletlerden iade talep etmesinin şartları, 6706 sayılı Kanun'un 22. maddesinde düzenlenmiştir. Maddenin ikinci fıkrası hem suçun cezası hem de kesinleşmiş mahkûmiyetler bakımından asgari eşikler öngörmektedir:

Üst sınırı bir yıl veya daha fazla hapis cezasını gerektiren bir suçtan dolayı kişinin iadesi talep edilebilir. Kesinleşmiş mahkûmiyet kararları bakımından iade talebinde bulunulabilmesi için hükmolunan hapis cezasının en az dört ay olması gerekir. İadesi istenen kişinin birden fazla suçu bulunması hâlinde, bunlardan bazılarının cezası belirtilen sürelerin altında olsa dahi birlikte iadeye konu edilebilir.

Karşılıksız çek suçu için kanunda hapis cezası öngörülmediği ve mahkemece hükmolunan ceza adli para cezası olduğu için bu eşiklerin karşılanmadığı kabul edilmektedir. Doktrinde de ödenmeyen adli para cezasından çevrilen hapsin bağımsız bir hapis mahkûmiyeti sayılmadığı ve dört aylık eşiği karşılamadığı ifade edilmektedir. Ayrıca aynı maddenin üçüncü fıkrasına göre Merkezî Makam, talebin iade için gerekli şartları taşımaması veya iade yoluna başvurulmasının kişi yararı ile kamu yararı arasında açık bir orantısızlığa sebep olması hâlinde talebi yabancı devlete göndermeden reddedebilir.

4.2. Avrupa Sözleşmesi ve INTERPOL Bültenleri

Türkiye, Suçluların İadesine Dair Avrupa Sözleşmesi'ne taraftır. Sözleşmenin 2. maddesi de infaz amaçlı iade taleplerinde en az dört aylık hapis cezası şartı aramaktadır. Kırmızı bülten veya difüzyon ise kendi başına bir iade kararı değildir; kişinin yerinin tespiti ve iade amacıyla geçici olarak yakalanması için üye devletlere yapılan bir bildirimdir.

Doktrinde, kırmızı bültenin talep edilen devlet bakımından otomatik bir yakalama zorunluluğu doğurmadığı ve her devletin bülteni kendi iç hukukuna göre değerlendirdiği belirtilmektedir. Yine doktrinde, özel hukuk borçları, ticari uyuşmazlıklar ve adli para cezalarının tahsiline yönelik taleplerin kırmızı bültene konu edilemeyeceği ifade edilmektedir. Bülten talebi bakımından nihai değerlendirme INTERPOL Genel Sekreterliğine aittir.

4.3. Almanya Örneği

Almanya da Avrupa Sözleşmesi'ne taraf olduğundan, yukarıda açıklanan dört aylık hapis eşiği bu ülke bakımından da geçerlidir. Bunun yanında çifte cezalandırılabilirlik şartı önem taşır: Alman Ceza Kanunu'nda çekin karşılıksız kalması tek başına bağımsız bir suç olarak düzenlenmemiş olup eylemin cezalandırılabilmesi için dolandırıcılık unsurlarının bulunması aranmaktadır. Kişinin Alman vatandaşı olması hâlinde ise Alman Anayasası'nın 16. maddesinin ikinci fıkrası, Türkiye'ye iade bakımından kural olarak engel oluşturmaktadır.

4.4. Rusya Federasyonu Örneği

Rusya Federasyonu da Avrupa Sözleşmesi'ni onaylamış devletler arasında yer almaktadır; ancak Avrupa Konseyi'nden ayrılmasının ardından sözleşmesel ilişkinin güncel durumu somut bir talep sırasında ayrıca teyit edilmelidir. Rus Ceza Kanunu'nda da karşılıksız çek keşidesi tek başına bir suç tipi değildir ve eylem ancak dolandırıcılık hükümleri kapsamında değerlendirilebilmektedir. Kişinin Rusya vatandaşı olması hâlinde Rusya Federasyonu Anayasası'nın 61. maddesi uyarınca vatandaşın başka bir devlete iadesi mümkün değildir.

5. Değerlendirme

Mevzuat ve doktrin birlikte değerlendirildiğinde, yalnızca karşılıksız çek suçundan kesinleşmiş adli para cezası ve buna bağlı infaz amaçlı yakalama emri bulunan bir kişi hakkında yurt dışında arama, kırmızı bülten veya iade yoluna gidilmesi kural olarak mümkün görünmemektedir. Bununla birlikte uygulamada şu hususlar göz önünde tutulmalıdır:

  • Yurt dışında arama yapılamaması, yakalama emrinin Türkiye'deki geçerliliğini ortadan kaldırmaz; kişinin ülkeye girişinde yakalanması söz konusu olabilir.
  • Kişi hakkında iade eşiğini karşılayan başka bir suçtan yakalama emri veya mahkûmiyet varsa, 6706 sayılı Kanun m. 22/2'nin son cümlesi uyarınca çek cezası da birlikte iadeye konu edilebilir.
  • Vatandaşlık durumu, ilgili ülkedeki iade yasakları bakımından belirleyici olabileceğinden her somut olayda ayrıca incelenmelidir.
  • Alacaklı taraf bakımından, ceza yolu yerine borçlunun bulunduğu ülkede alacak davası, tenfiz veya icra gibi özel hukuk yollarının değerlendirilmesi gerekebilir.

Hükümlü açısından ise infaz ve yakalama tehlikesini ortadan kaldıran yol, Çek Kanunu'nun 6. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlıktır. Maddenin birinci fıkrasının (b) bendine göre, karşılıksız kalan çek bedelini, 3095 sayılı Kanun'a göre ticari işlerde temerrüt faizi oranı üzerinden hesaplanacak faiziyle birlikte tamamen ödeyen kişi hakkında:

Mahkûmiyet hükmünün kesinleşmesinden sonra mahkeme tarafından hükmün bütün sonuçlarıyla ortadan kaldırılmasına,

karar verilir. Aynı maddenin ikinci fıkrasına göre, şikâyetten vazgeçme hâlinde de birinci fıkra hükmü uygulanır.

6. Sonuç

Karşılıksız çek suçunun yaptırımı adli para cezasıdır ve ödenmeyen cezanın hapse çevrilmesi, cezanın bu niteliğini değiştirmez. 6706 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile Avrupa Sözleşmesi'nin aradığı hapis cezası eşikleri, çifte cezalandırılabilirlik şartı ve vatandaşın iadesine ilişkin anayasal yasaklar birlikte değerlendirildiğinde, Almanya veya Rusya'da bulunan bir hükümlü hakkında yalnızca bu mahkûmiyete dayanarak iade ya da kırmızı bülten yoluna gidilmesi kural olarak mümkün görünmemektedir. Bu konuda doğrudan bir Yargıtay kararı tespit edilemediğinden, her somut olayın mevzuat ve ilgili ülkenin hukuku çerçevesinde ayrıca değerlendirilmesi gerekir.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır. Her olayın koşulları farklıdır; kendi durumunuz için bir avukata danışmanızı öneririz.

İlginizi Çekebilir

Hukuki sorununuz için yanınızdayız

Durumunuzu anlatın, size en uygun hukuki yolu birlikte belirleyelim.