0(216) 807 2049 info@batmanlegal.com Hafta içi 09:00 - 18:00
İcra ve İflas Hukuku

Menfi Tespit Davasında Tedbir ve Araç Yakalama Şerhlerinin Akıbeti

Menfi Tespit Davasında Tedbir ve Araç Yakalama Şerhlerinin Akıbeti

1. Giriş ve Hukuki Sorun

Kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla başlatılan takiplerde alacaklılar çoğu zaman ihtiyati haciz kararı da alır ve borçluya ait araçlara hızla haciz ile yakalama şerhi işletir. Borçlu ise borçlu olmadığını ileri sürerek menfi tespit davası açar ve mahkemeden takibin durdurulmasını ister. Bu noktada uygulamada sıkça sorulan soru şudur: Mahkemenin verdiği tedbir kararı, karardan önce araçlara konulmuş haciz ve yakalama şerhlerini de ortadan kaldırır mı?

Örneğin, takip başladıktan birkaç gün sonra borçlunun araçları trafik kaydında yakalamalı hale gelmiş, borçlu da ardından menfi tespit davası açmış olsun. Borçlunun beklentisi, araçlarını yeniden serbestçe kullanabilmektir. Bu yazıda, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) m. 72 çerçevesinde tedbirin sınırlarını ve yargı kararlarının bu soruya verdiği yanıtı genel hatlarıyla ele alıyoruz.

2. İlgili Mevzuat

2.1. Takipten Önce ve Sonra Açılan Davanın Ayrımı

İİK m. 72, menfi tespit davasında verilebilecek tedbiri, davanın icra takibinden önce mi yoksa sonra mı açıldığına göre ayırır. Takipten önce açılan davada mahkeme, teminat karşılığında takibin durdurulmasına karar verebilir. Takipten sonra açılan davada ise kanun koyucu takibin durdurulmasını açıkça yasaklamış, borçluya yalnızca daha dar bir koruma tanımıştır. İİK m. 72'nin üçüncü fıkrası şöyledir:

İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini istiyebilir.

Bu düzenlemeye göre takipten sonra açılan davada verilebilecek tedbirin konusu, icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi ile sınırlıdır. Haciz, yakalama ve muhafaza gibi takip işlemleri bu tedbirle kendiliğinden durmaz.

2.2. Davanın Sonucuna Göre Tedbirin Akıbeti

Aynı maddenin dördüncü ve beşinci fıkraları, davanın kimin lehine sonuçlandığına göre farklı sonuçlar öngörür. Dava alacaklı lehine sonuçlanırsa tedbir kararı kalkar; dava borçlu lehine sonuçlanırsa takip durur ve ilamın kesinleşmesiyle icra eski hale iade edilir. İİK m. 72/5'in ilgili kısmı şöyledir:

Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir.

2.3. İmza İnkârı ve Sahtelik İddiası

Senetteki yazı veya imzanın inkâr edildiği durumlarda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m. 209 ayrıca gündeme gelebilir. Bu maddenin birinci fıkrası, inkâr edilen adi senedin karar verilinceye kadar işleme esas alınamayacağını düzenler. Ancak bu özel durum, borçlu olmama iddiasının genel olarak ileri sürüldüğü davalardan ayrı değerlendirilmelidir.

(1) Adi bir senetteki yazı veya imza inkâr edildiğinde, bu konuda bir karar verilinceye kadar, o senet herhangi bir işleme esas alınamaz.

3. Yargıtay ve Bölge Adliye Mahkemesi Uygulaması

3.1. Tedbir Kararı Geçmişe Etkili Değildir

Yargı kararlarında öne çıkan ilk ilke, takibin durdurulmasına ilişkin bir tedbir verilmiş olsa bile bunun yalnızca ileriye dönük sonuç doğurmasıdır. Tedbirden önce konulmuş hacizler, tedbir kararıyla kendiliğinden ortadan kalkmaz. Aşağıdaki kararda bu husus açıkça ifade edilmiştir.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, E. 2022/370, K. 2022/322, T. 17.03.2022

Kaldı ki takibin durdurulması yönünde tedbir kararı verilmiş olması halinde, bu tedbir verildiği tarihten sonraki safha bakımından geçerli olup, daha önceden konulmuş olan hacizlere etki etmez.

Aynı kararda, takipten sonra açılan davada İİK m. 72/3 kapsamında verilecek tedbir halinde alacaklının para çekme işlemi dışında tüm takip işlemlerine devam edebileceği de vurgulanmıştır. Dolayısıyla tedbir, borçlu açısından mevcut hacizleri kaldıran bir araç olarak görülmemektedir.

3.2. Yakalama Şerhinin Kaldırılması Takibi Durdurmak Anlamına Gelir

Uygulamada borçlular, hacizlerin baki kalmasını ancak yalnızca yakalama şerhlerinin kaldırılmasını isteyerek araçlarını kullanmaya devam etmeyi amaçlayabilir. Yargıtay, bu yolla İİK m. 72/3'ün dolanılamayacağını kabul etmiştir. Aşağıdaki kararda, hacizler baki tutularak yakalamaların kaldırılmasına ilişkin karar bozulmuştur.

Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2012/17902, K. 2013/3584, T. 26.02.2013

Her ne kadar mahkemece hacizlerin baki kaldığı, sadece yakalamaların kaldırıldığı şeklinde bir gerekçe oluşturulmuş ise de haciz işleminin kanuni içeriğine aykırı olarak verilen ve takibin ilerlemesine engel olan bu kararın İİK’nun m.72/3 hükmünün amacına aykırı olduğu açıktır.

Bölge adliye mahkemeleri de aynı yaklaşımı sürdürmektedir. Kesinleşmiş bir takipte konulan yakalama şerhinin kaldırılması, sonuç itibarıyla takibin durdurulması anlamına geldiği için bu yöndeki talepler reddedilmektedir.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, E. 2024/2011, K. 2024/1913, T. 26.12.2024

İİK'nın 72/3 maddesi gereğince icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında icra takibinin durdurulmasına karar verilmesi mümkün olmadığı gibi, kesinleşen bir takipde konulan hacizlerin ve bu meyanda yakalama şerhinin kaldırılması icra takibinin durdurulması anlamına geldiğinden

3.3. İhtiyati Haciz ve Durdurma Kararı İlişkisi

Takip ihtiyati hacizle birlikte yürütülüyorsa ayrıca ihtiyati haczin durumu da değerlendirilmelidir. İncelenen kararlarda, takibin durdurulmasına ilişkin tedbir kararının ihtiyati haczin infazını kendiliğinden engellemeyeceği yönündeki gerekçeler yer almaktadır. Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin aşağıdaki kararında, hacizlerin kaldırılması istemiyle yapılan şikâyetin reddine ilişkin karar onanmıştır.

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2022/7830, K. 2023/488, T. 25.01.2023

Bu dosyada ilk derece mahkemesi, mahkemece verilen icra takiplerinin durdurulması yönündeki tedbir kararının ihtiyati haczin infazını engellemeyeceğini ve kararda ihtiyati hacizler ile ilgili bir hüküm kurulmadığını belirtmiştir. Sonuçta hacizlerin kaldırılmasına yönelik şikâyet reddedilmiş ve bu sonuç Yargıtayca onanmıştır. Bu nedenle tedbir kararının metninde ihtiyati hacizlere ilişkin açık bir hüküm bulunup bulunmadığı önem taşır.

3.4. Davanın Reddi Halinde Tedbirin Kalkması

Menfi tespit davası reddedildiğinde tedbirin akıbeti de İİK m. 72/4 çerçevesinde belirlenir. Yargıtay, bu durumda tedbirin kendiliğinden kalktığını ve genel hükümlerdeki düzenlemenin uygulanmayacağını kabul etmiştir.

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2014/14747, K. 2014/18964, T. 30.06.2014

Menfi tespit davasının reddi kararı ile ihtiyati tedbir kararı kendiliğinden kalkar.

4. Değerlendirme

4.1. Borçlu Açısından

İncelenen kararlar birlikte değerlendirildiğinde, takipten sonra açılan menfi tespit davasında borçlunun araçlar üzerindeki yakalama şerhlerini tedbir yoluyla kaldırtma imkânının oldukça sınırlı olduğu görülmektedir. Yargı kararlarında öne çıkan noktalar şöyle özetlenebilir:

  • Takipten sonra açılan davada takibin durdurulmasına tedbiren karar verilemez; verilebilecek tedbir, icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesidir.
  • Takibin durdurulmasına ilişkin bir tedbir verilmiş olsa bile bu tedbir ileriye etkilidir ve önceden konulmuş hacizleri kaldırmaz.
  • Hacizler baki kalarak yalnızca yakalama şerhlerinin kaldırılması, takibin durdurulması sonucunu doğurduğu için kabul görmemektedir.
  • Durdurma kararı, ihtiyati haczin infazını kendiliğinden engellemeyebilir; kararın kapsamı dikkatle okunmalıdır.

4.2. Başvuru Yolu

Yakalama ve haciz işlemleri icra dairesince yürütüldüğünden, bu işlemlere ilişkin talepler kural olarak önce icra müdürlüğüne yöneltilir. Müdürlüğün işlemine karşı ise icra mahkemesine şikâyet yoluna gidilebilir. Süreç genel olarak şu adımlarla ilerler:

  1. Tedbir kararının metni ve kapsamı (takibin durdurulması mı, vezne tedbiri mi) incelenir.
  2. Haciz veya yakalamanın kaldırılmasına ilişkin talep icra müdürlüğüne sunulur.
  3. Talebin reddi halinde, müdürlük işlemine karşı icra mahkemesinde şikâyet yolu değerlendirilir.
  4. Menfi tespit davasının sonucu beklenir; dava borçlu lehine kesinleşirse icranın eski hale iadesi gündeme gelir.

Her somut olayda tedbir kararının içeriği, davanın türü ve takibin aşaması farklı olabileceğinden, yukarıdaki ilkelerin dosyanın özelliklerine göre ayrıca değerlendirilmesi gerekir.

5. Sonuç

İİK m. 72/3, takipten sonra açılan menfi tespit davasında takibin tedbir yoluyla durdurulmasını açıkça yasaklamakta ve borçluya yalnızca icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesini isteme imkânı tanımaktadır. İncelenen Yargıtay ve bölge adliye mahkemesi kararlarına göre, takibin durdurulmasına ilişkin bir tedbir verilmiş olsa bile bu karar önceden konulmuş hacizleri ve araçlar üzerindeki yakalama şerhlerini geriye etkili olarak kaldırmamaktadır. Yakalama şerhlerinin tek başına kaldırılması da takibin durdurulması anlamına geldiğinden kabul görmemektedir.

Bu nedenle borçlu açısından asıl belirleyici olan, menfi tespit davasının esastan sonucudur. Dava borçlu lehine kesinleşirse takip durur ve icra eski hale iade edilir; dava reddedilirse tedbir kendiliğinden kalkar. Haciz ve yakalama işlemlerine ilişkin itirazlar ise icra müdürlüğü ve şikâyet yoluyla icra mahkemesi önünde ileri sürülmelidir.


Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır. Her olayın koşulları farklıdır; kendi durumunuz için bir avukata danışmanızı öneririz.

İlginizi Çekebilir

Hukuki sorununuz için yanınızdayız

Durumunuzu anlatın, size en uygun hukuki yolu birlikte belirleyelim.