0(216) 807 2049 info@batmanlegal.com Hafta içi 09:00 - 18:00
İcra ve İflas Hukuku

Çekte Kaşe ile Basılan İmza ve Kambiyo Takibinde İmza İtirazı

Çekte Kaşe ile Basılan İmza ve Kambiyo Takibinde İmza İtirazı

1. Giriş ve Hukuki Sorun

Ticari hayatta çekler çoğu zaman yoğun bir tempo içinde, şirket kaşesi ve hazır imza araçları kullanılarak düzenlenmektedir. Bu pratik, bazen çek yaprağındaki düzenleyen (keşideci) imza alanına el yazısı imza yerine imza görünümlü bir kaşe basılmasıyla sonuçlanır. Aynı çekin ön yüzünde, örneğin düzenleme yeri ibaresinin yanında, şirket yetkilisinin gerçek el yazısı imzası da bulunabilir. Bu durumda alacaklı kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip başlattığında, borçlunun hangi yola başvurması gerektiği önem kazanır.

Yazının konusu şu sorudur: Çekte düzenleyen imzası yerine kaşe basılmış, ancak başka bir yerde gerçek bir imza varsa, kambiyo takibine imza itirazı ile karşı konulabilir mi? Yanıt, imza itirazı ile kambiyo senedi vasfına yönelik şikâyet arasındaki ayrıma ve çek üzerindeki diğer imzanın kime ait olduğuna bağlıdır. Yanlış yolun seçilmesi, takibin durmaması bir yana, borçlu aleyhine ağır parasal yaptırımlara yol açabilir.

2. İlgili Mevzuat

2.1. Çekin Zorunlu Unsuru Olarak Düzenleyenin İmzası

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) m. 780/1, çekte bulunması gereken zorunlu unsurları sayar. Bu unsurlardan biri düzenleyenin imzasıdır:

(1) Çek; … f) Düzenleyenin imzasını, … içerir.

İmzanın nasıl atılacağı ise poliçeye ilişkin hükümlerde düzenlenmiştir. TTK m. 818/1-r, poliçeye ilişkin "elle imzaya dair 754 ilâ 756 ncı maddeler" hükmünün çek hakkında da uygulanacağını belirtir. Bu yollamayla çeklere de uygulanan TTK m. 756 şöyledir:

(1) Poliçe üzerindeki beyanların el ile imza edilmesi gerekir. (2) El ile atılan imza yerine, mekanik herhangi bir araç veya elle yapılan veya onaylanmış bir işaret veya resmî bir şahadetname kullanılamaz.

Buna göre kaşe, klişe veya benzeri mekanik araçla basılan bir işaret, kambiyo hukuku anlamında imza sayılmaz. Senette düzenleyene ait geçerli bir el yazısı imza hiç yoksa, belge çek vasfını kazanamaz.

2.2. Kambiyo Takibinde Borçlunun Başvuru Yolları

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) m. 168, ödeme emrine yazılacak ihtarları düzenlerken iki ayrı yolu birbirinden ayırır. Birincisi, senedin kambiyo vasfını taşımadığına ilişkin şikâyet; ikincisi, senetteki imzanın borçluya ait olmadığına ilişkin itirazdır. İİK m. 168'in 3 ve 4 numaralı bentleri şöyledir:

3. Takibin müstenidi olan senet kambiyo senedi vasfını haiz değilse, beş gün içinde icra mahkemesine şikayet etmesi lüzumu, 4. (Değişik: 9/11/1988-3494/31 md.) Takip müstenidi kambiyo senedindeki imza kendisine ait olmadığı iddiasında ise bunu beş gün içinde açıkça bir dilekçe ile icra mahkemesine bildirmesi; …

Kambiyo vasfına ilişkin şikâyet İİK m. 170/a'da ayrıca düzenlenmiştir. Bu hükme göre icra mahkemesi, süresinde yapılan şikâyet veya itiraz üzerine senedin kambiyo vasfını re'sen de gözetebilir:

İcra mahkemesi müddetinde yapılan şikayet veya itiraz dolayısıyle, usulü dairesinde kendisine intikal eden işlerde takibin müstenidi olan kambiyo senedinin bu vasfı haiz olmadığı veya alacaklının kambiyo hukuku mucibince takip hakkına sahip bulunmadığı hususlarını re’sen nazara alarak bu fasla göre yapılan takibi iptal edebilir.

2.3. İmzaya İtirazın Reddinin Sonuçları

İmzaya itiraz, borçlu bakımından risk taşıyan bir yoldur. İİK m. 170/3, inkâr edilen imzanın borçluya ait çıkması hâlinde uygulanacak yaptırımları şöyle düzenler:

İnkâr edilen imzanın borçluya ait olduğu anlaşılırsa ve itiraz ile birlikte takip ikinci fıkraya göre durdurulmuşsa, borçlu sözü edilen senede dayanan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere inkâr tazminatına ve takip konusu alacağın yüzde onu oranında para cezasına mahkûm edilir ve itiraz reddedilir.

Ayrıca İİK m. 170/a'nın son fıkrasına göre imza inkârı itirazı geri alınmış veya borç kısmen ya da tamamen kabul edilmişse, kambiyo vasfına ilişkin bu hüküm uygulanmaz. Bu nedenle başvuru yolunun baştan doğru belirlenmesi gerekir.

3. Yargıtay Uygulaması

3.1. Kaşe İmza Kambiyo Vasfını Sağlamaz

Yargıtay, düzenleyen imzasının kaşe ile basılmış olması hâlinde senedin kambiyo vasfını taşımayacağını ve takibin İİK m. 170/a uyarınca iptal edilmesi gerektiğini kabul etmektedir. Bu sonuca, imzanın ıslak imza mı yoksa kaşe mi olduğu bilirkişi incelemesiyle belirlendikten sonra ulaşılmaktadır.

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2023/8887, K. 2024/1561, T. 21.02.2024

Daire, imzaya itiraz yoluyla önüne gelen dosyada keşideci imzasının kaşe olma ihtimalini değerlendirmiş ve şu tespitte bulunmuştur:

Takibe konu çekte yer alan kaşe imzanın borçlunun elinden çıkmış ıslak imza olmaması halinde, imza unsurunu içermeyen takip konusu çek, kambiyo senedi vasfını haiz çek niteliğinde olmayacağından, İİK'nın 170/a-2. maddesi gereğince istemin kabulü ile takibin iptaline karar verilmesi

Kararda ayrıca "çekteki imzanın ıslak imza mı yoksa kaşe imza mı olduğu hususunda yeniden rapor alınarak" karar verilmesi gerektiği vurgulanmıştır.

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2024/4779, K. 2024/9202, T. 04.11.2024

Bu kararda da şirket yetkilisinin ıslak imzasının bulunmaması belirleyici görülmüştür:

Borçlu şirket yetkilisinin elinden çıkmış ıslak imza bulunmaması nedeniyle yukarıda açıklanan imza unsurunu içermeyen takip konusu çek, kambiyo senedi vasfını taşımamaktadır.

3.2. İmzanın Yeri ve Şirket Kaşesiyle İlişkisi

Kanun, düzenleyen imzasının çek yaprağında tam olarak nereye atılacağını göstermemektedir. Yargıtay, imzanın şirket kaşesinin üzerinde olmasını zorunlu saymamakta, imzanın senet metnini kapsamasını ise aramaktadır.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2024/791, K. 2025/539, T. 17.09.2025

Bonoya ilişkin bu kararda Hukuk Genel Kurulu, imzanın konumu hakkında şu ilkeleri ortaya koymuştur:

Düzenleyenin imzasının nereye atılması gerektiği Kanun’da açıkça düzenlenmemiş olmakla birlikte imzanın bono metnini kapsayacak şekilde senedin altına atılması gerekir.

Aynı kararda "Sorumluluk için şirketin temsilcisi tarafından atılan imzanın, şirketin unvanı ya da kaşesi üzerinde bulunması zorunlu değildir." tespiti de yer almaktadır.

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2022/6828, K. 2022/7619, T. 22.06.2022

Daire, senette birden fazla imza aranmadığını ve kaşe dışına atılan imzanın sonuç doğurduğunu şöyle ifade etmiştir:

TTK'nun 818. maddesi göndermesiyle çekler hakkında da uygulanması gereken aynı Kanun'un 678. maddesi gereğince şirket yetkilisinin şirket kaşesi dışında senet üzerine atmış olduğu imza bizatihi kendisini sorumlu kılar.

3.3. İmzaya İtirazda İspat

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2022/332, K. 2023/358, T. 26.04.2023

Hukuk Genel Kurulu, imzaya itiraz incelemesinin teknik niteliğini vurgulamış ve "takibe dayanak senedin sahteliğinin bilirkişi raporu ile ispatlanması gerekir." sonucuna varmıştır. Dolayısıyla imza itirazının akıbeti, büyük ölçüde imza incelemesine ilişkin bilirkişi raporuna bağlıdır.

4. Değerlendirme

4.1. Kaşe Baskısına Karşı Doğru Yol: Kambiyo Vasfına Şikâyet

Kaşe ile basılan işaret, TTK m. 756/2 karşısında hukuken imza değildir. Bu nedenle sorun, "imza borçluya ait mi" sorusundan çok, "senet düzenleyen imzasını içeriyor mu" sorusudur. Bu ikinci soru, İİK m. 168/3 ve m. 170/a kapsamında kambiyo vasfına yönelik şikâyetin konusudur. Bununla birlikte icra mahkemesi süresinde yapılan bir imza itirazı üzerine de kambiyo vasfını re'sen gözetebilmektedir; incelenen 12. Hukuk Dairesi kararı da imzaya itiraz yoluyla gelen bir dosyaya ilişkindir.

4.2. Çekte Başka Bir Gerçek İmza Bulunması

Asıl belirleyici olan, çekteki diğer el yazısı imzanın kime ait olduğudur. Bu imza şirketi temsile yetkili kişiye aitse ve senet metnini kapsayacak konumdaysa, Hukuk Genel Kurulu ile 12. Hukuk Dairesinin yukarıdaki yaklaşımı karşısında çekin düzenleyen imzasını içerdiği kabul edilebilir. Bu durumda yalnızca imza alanındaki kaşeye dayanan şikâyetin reddedilmesi beklenir. İmzanın yalnızca bir düzeltmeyi onaylayan paraf niteliğinde olup olmadığı ya da kaşe dışındaki imzanın başka bir sıfatla atılıp atılmadığı ise her somut olayda ayrıca değerlendirilmelidir.

Diğer imza şirket yetkilisine ait değilse veya imzayı atan kişinin düzenleme tarihinde temsil yetkisi bulunmuyorsa, imza itirazı ve yetkisizlik savunması gündeme gelir. Örneğin, imza alanında kaşe bulunan bir çekte düzenleme yeri yanındaki imza şirketle ilgisi olmayan birine aitse, borçlu hem kambiyo vasfına şikâyet hem de imza itirazı yoluna süresi içinde başvurabilir.

4.3. Başvurudan Önce Yapılması Gerekenler

  1. Ödeme emrinin tebliğ tarihi tespit edilmeli; şikâyet ve imza itirazı için beş günlük süre kaçırılmamalıdır.
  2. Çekin ön ve arka yüzündeki tüm imza ve kaşeler, konumlarıyla birlikte ayrı ayrı incelenmelidir.
  3. Diğer imzayı atan kişinin düzenleme tarihindeki temsil yetkisi ticaret sicili kayıtlarından kontrol edilmelidir.
  4. Gerçek olduğu bilinen bir imza inkâr edilmemeli; aksi hâlde İİK m. 170/3'teki inkâr tazminatı ve para cezası riski doğar.

5. Sonuç

Çekte düzenleyen imzası yerine kaşe basılması, kural olarak senedin kambiyo vasfını ortadan kaldırır; ancak bunun ileri sürülme yolu esas itibarıyla İİK m. 170/a kapsamındaki şikâyettir. Çekin başka bir yerinde şirket yetkilisine ait gerçek bir imza bulunuyorsa, Yargıtay'ın imzanın yerine ilişkin esnek yaklaşımı nedeniyle takibin iptali beklenmemelidir. Böyle bir durumda gerçek imzaya karşı imza itirazında bulunmak, borçluyu alacağın en az yüzde yirmisi oranında inkâr tazminatı ve yüzde onu oranında para cezası riskiyle karşı karşıya bırakır. Bu nedenle her somut çekte imzaların niteliği ve imza sahibinin yetkisi, beş günlük süre içinde dikkatle değerlendirilmelidir.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır. Her olayın koşulları farklıdır; kendi durumunuz için bir avukata danışmanızı öneririz.

İlginizi Çekebilir

Hukuki sorununuz için yanınızdayız

Durumunuzu anlatın, size en uygun hukuki yolu birlikte belirleyelim.